Eyüp Sultan Türbesi
Türbe , camiin kuzeyinde, iç avlunun önündedir. Fatih Sultan mehmed tarafindan 1454-55 tarihinde yaptirilmistir. Rivayete göre iç avludaki çinarin bulundugu yer Ebu Eyüp'ün gasledildigi yerdir. Türbe 8 köseli, tek kubbelidir, kesme tastan yapilmistir. cephe yüzlerine oturtulmus olup, kasnagi yoktur. Pencere söveleri mermerdir. Kapi cephesi hariç digerleri altta ve üstte iki pencerelidir.Kemerli kapi mermerdir, üzerinde Allah, Muhammed, kelime-i tevhid hakedilmistir.
Türbe içi çinilerle kaplidir. Üzerinde celi yazilar bastan basa dolasir. Kubbe kalem islemeleriyle süslüdür. Kubbe ortasinda Ali imran suresi 193. ayeti yazilidir.
Türbenin ortasinda etrafi gümüs sebekeli bir parmaklik içinde Halid b. Zeyd ebu Eyyüb el-Ensari'nin sandukasi vardir. Üzerinde siyah atlas üzerine sari simli kisvei serif örtülüdür. Yazilari Mustafa Rakim Efendi yazmistir. Kisveyi baglayan sirma kusak üzerindeki celi hatlari Sultan II. Mahmud yazmistir.
Türbenin içinde, sandukanin ayakucunda bir kuyu bulunmaktadir. I.Ahmed ihya etmistir. Rivayetlerde bu kuyunun ayazma olarak sifa kuyusu oldugu yazilidir. Sandukanin üzerindeki dairevi kandillikte 36 adet buhurdan ve zemzemiye vardir. Türbenin duvarlarindaki yazilar I.Ahmed, III. Mustafa, III. Selim, II. mahmud, Abdulaziz, Hattat Osman, Ahmed Razi, Yesarizade Mustafa Izzet, Mahmud Celaleddin Efendi'ye aittir. Türbedeki sancaki serif ve dört büyük samdan Topkapi Müzesi 'nde korumaya alinmistir.
Türbe kapilarini tahtadan tunca çeviren I.Abdülhamit 'tir. Türbenin önünde medhal vardir. Türbenin sag tarafinda kadinlar mescidi bulunur ki burada Adile Sultan itikafa girmistir. Iç avludan türbe medhaline bir hacet penceresi açilir. Hacet penceresinin iç kisminda su hadisi serif yazilidir: "Devemi kendi haline birakiniz. Zira o kendine düsen görevi yapmaya memur edilmistir. O da gitti, Ebu Eyyub'un kapisi önüne çöktü."
Imaret
Eyüp Camii civarinda Fatih Sultan Mehmed'in yaptirdigi imarette günde iki kere yemek pisirilirdi. Normal günlerde pirinçli, bugdayli yemek çikarken Ramazan ayinda etli yemek dagitilirdi. Özel günlerde, cuma ve kandillerde, zerde ve zerbaç, pilav çikarilip yoksullara verilirdi.
Eyüp el-Ensari

Eyup Camii, Tan Vakti
Emeviler zamaninda Istanbul kusatmasina (671) katilan ve burada sehit olan Eyüb el-Ensari Hazretlerinin kabrini Aksemseddin rüyasinda gördü ve Fatih Sultan Mehmed 'e bildirdi. 1458'de Fatih burada bir türbe ve cami yaptirdi. 1800'de cami yeniden insa edildi. Kubbe yazilari Hamit Aytaç 'indir. Medresesi yok olmus, ziyaret asiriligi sebebiyle külliyedeki tahribat tamir edilmemistir.
Eyüp Sultan, Mekke'ye giderek Akabe 'de ilk Müslüman olan sahabilerdendir . Alemdari Nebi, Mihmandari Resulullah diye anilir. Bedir, Uhud ve Hendek savaslarina katilmis, Istanbul kusatmasinda sehit düsmüstür.
Evliya Çelebi'ye göre: " Ilahi arif, Hazreti Eba Eyüb ensari, peygamberin sahabesinden hadis rivayet edenlerdendir. Kendisi ensardandir. Hazreti Peygamber Mekke'den medine'ye hicret ettikleri zaman Cibrili Emin peygamberin devesinin yularindan tutup çeke çeke cömert Eba eyübün evinin önünde çöktürmüstür.
Bu isaret üzerine Muhammed peygamber Eba Eyüb'ün evinden baska bir yere misafir olmamistir. Hala, peygamberin mübarek mezari bu Eba Eyüb Ensari hazretlerinin evinin yerindedir ki, peygamberin candan sevdigi dostudur ki o peygamaberden birçok hadisler nakl ve rivayet eder."
Evliya Çelebi'nin anlattigina göre Eba Eyüb iki kere Konstantiniye seferi yapti. Ikincisinde Galata'yi fethetti, istanbul'u da fethetmek üzere iken baris yapti, Ayasofya 'da namaz kilip Egrikapi'dan çikarken kafirler bunlari sehit etti. Bir rivayete göre ise ishalden vefat etti.
1453'de Fatih Sultan Mehmed istanbul'u fethederken Aksemseddin hazretleri bir yer bulup orayi kazdirinca bir dört köse yesil somaki mermer göründü. Üzerinde haza kabri Eba Eyyubi Ensari , bu Eba Eyyüb'ün mezaridir, yaziliydi. Tasi kaldirdilar. Içinde Eba Eyyüb'ün vücudu safran ile boyanmis kefen içinde terü taze ve sag ellerinde tunç mühür vardi. Burada nurlu türbesini yaptilar. Bu çevrede 33 sahabi yatmaktadir.
Evliya Çelebi ve Eyüp
Evliya Çelebi'nin Eyüp anlatimi: "Eyüp sehri, Istanbul'un bati tarafindadir. Istanbul'a denizden dokuz mil ve karadan iki saattir. Ama yine istanbul'a bitisik olup arasinda asla bos arazi yoktur. Bastanbasa mamurdur. Fakat baska hükümettir. Fatih kanununa göre besyüz akça mevleviyettir.
..karsi tarafi deniz karsisinda Sütlüce kasabasidir. Arasi bir ok atimi yerdir.
Eyüb Sultan Camii: Bu, Fatih Sultan Mehmed Han'in yapisidir ki sevabini Eba Eyüb'e hediye eylemistir. Deniz kiyisina yakin ensari yerinde düz bir yerde yapilmistir. Bir kubbelidir. Mihrab tarafinda yarim kubbesi daha vardir. Lakin o kadar yüksek degildir. Camiin içinde sütun yoktur. Orta kubbe etrafinda saglam kemerler vardir. Mihrabi ve minberi sanatli degildir. Hünkar mahfili sag taraftadir. Iki kapilidir. Biri sag tarafta yan kapisi, digeri kible kapisidir. Kible kapisi üzerinde bir mermer üzerinde celi yazi ile su tarih yazilmistir: hamden lillah beyti mamur oldu bu. Sag ve solda iki minaresi vardir. Avlusunun üç tarafi odalarla süslüdür. Ortasinda cemaat maksuresi vardir. Bu maksure ile Eba Eyüp mezari arasinda göklere bas uzatmis iki çinar vardir ki, cemaat, gölgesinde ibadet ederler. Bu avlunun da iki kapisi vardir. Bati kapisinin disinda büyük bir avlu daha vardir. Içinde dut ve diger agaçlarla yedi tane büyük çinar vardir. Bu avvlunun iki tarafinda abdest musluklari vardir. Bu camiden baska sehir içinde seksen kadar mescid vardir ki dördü Mimar Sinan yapisidir."
|